Home Değerler Eğitimi Vatan Sevgisi – Kurtuluş Savaşında Türk Kadını

Vatan Sevgisi – Kurtuluş Savaşında Türk Kadını

0
35

Kurtuluş Savaşı’nda Türk Kadını…

Vapur ve motorlarla İnebolu’ya çıkarılan silah ve cephane Kastamonu üzerinden Ankara’ya, oradan da cepheye gönderiliyordu. 1921 yılı Aralık ayında birden bire bastıran kar yolları kaplamıştı

İnebolu’dan Kastamonu’ya hareket eden ve her nasılsa yolda kafileden geri kalmış genç bir kadın, fırtınalı bir gecede sabaha kadar yağan kar altında yoluna devam etmişti. Cephane yüklü kağnısı ile yorgun argın bir halde ancak Kastamonu kışlası önüne kadar gelebilmiş, şehre girmek nasip olmadan kağnı arabası yol kenarında durmuştu.

Arabanın yanına gidenlerin gördüğü manzara yürekler acısı Bu vatansever kadın bu kıymetli yükü korumak için yorgan! top mermilerinin üzerine örtmüş kendisi de bir elinde üvendire kollarını açarak yorganın üzerine abanmış ve o durumda sabaha karşı donduğu anlaşılmıştır. Olay yerine gönderilen Cemil ve Rıfat çavuşlar, göz yaşlan dökerek şehidin üzerindeki karları süpürüp arabadan indirirken, yorganın altından birdenbire çığlığı basarak ağlayan bir çocuk sesi işitince şaşırdılar ve şehit anayı yana çekip yorganı kaldırınca gördükleri şaheser tablo şu olmuştu: Otlara sarılı top mermileri arasına yerleştirilmiş çulların içinde kundaklı bir kız çocuğunun donmaktan kurtulduğu ve müdahale üzerine uyanarak meme için ağlamaya başladığıdır.

Cephanesi ve yavrusu uğruna kendisini feda eden bu kahraman Türk anasının acıklı hikâyesini bu vatan topraklarında yaşayan her­kesin, özellikle genç nesillerin iyi değerlendirmesi gerekir.

Evlenmeye hazırlanan fakir bir kız, gelinliğinin satılıp karşı­lığının yaralı gazilere verilmesini istemiş, (bunun üzerine) gelinlik satılmış, kendisi basma bir entari giyerek düğünü yapılmıştır.

Kurmay Albay Hulusi Atak anlatıyor:

(Cepheye silah taşıyan) kağnı kollarının çoğunu kadınlar idare ediyordu. Bu kafilelerin birinde hafif bir çığlık duyduk; bunun peşinden bir duraklama ve telâş eseri görüldü.

Bir müddet sonra güzel bir müjde ile karşılaştık. Cephane kollarında bulunan hamile bir kadın bir erkek çocuğu doğurmuştu. Bu kadını hastaneye yatırmak için geriye çevirmek istediler.

Fakat yorgunluk ve çektiği acılarla benzi solmuş olan hasta kadın, “Cephedeki silahlar…” dedi. “Cephane bekliyor; oraya cep­hane yetiştirmeliyim, geri dönemem!…” demiştir.

 

NO COMMENTS

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here