Ana Sayfa Uncategorized Waldorf Eğitim Modeli

Waldorf Eğitim Modeli

379
0

Waldorf, Montessori eğitim felsefesinden daha az bilinmesine rağmen, çocuğun bütüncül gelişmesine odaklanan alternatif bir eğitim sistemidir. Waldorf okullarının temel amacı, sanatsal pratiği ve entellektüel içeriği entegre ederek sosyal beceri ve manevi değerlerine odaklanmak.
Nasıl Ortaya çıktı?Waldorf’un eğitimi ilk kez 1919’da ilk okulun bir sigara fabrikasının çalışanlarının çocuklarına hitap etmesi için Almanya’da açılmasıyla başladı (Waldorf Astoria Cigarette Company).Eğitim modeli, Rudolf Steiner’in felsefesi esinlenmiştir.   
Steiner, çocukların hayal gücünü kullanmaya teşvik edildikleri zaman en iyi şekilde öğrendiklerini düşünüyordu. Eğitimin , her çocuğun fiziksel, davranışsal, duygusal, bilişsel, sosyal ve manevi yönlerini hesaba katması gerektiğini savundu.
Waldorf eğitimiyle ilgili ulaştığım 21 tane eğitim makalesi temelde aynı şeyi söylüyor. Waldorf okullarına kayıtlı çocukların, yeni şeyler öğrenmekte daha istekli olduğunu, okulda daha eğlenceli vakit geçirdiği ve geleceğe dair devlet okullarına kayıtlı çocuklardan daha iyimser bir görüşe sahipler.”
Ünlü eğitim uzmanı Andreas Schleicher, “insanların dünya talepleri ile Waldorf öğrencilerine terfi edilen şey arasında yüksek derecede bir uyum var” diyor.


Peki Waldorf yaklaşımının kilit noktaları nelerdir?
1- Hiçbir oyuncağın sadece bir işlevi yoktur.
Oyuncaklar çok farklı işlevlerde kullanılabilir olmalıdır. Stainer der ki “Eğer siz çocuğa kırmızı bir araba verirseniz o kırmızı bir arabadır. Ama siz ahşap 4 tekerlekli bir oyuncak verirseniz, çocuk onu mavi bir kamyon olarakta kullanabilir.
2-Çocuklar sınıfta sorumluluk alırlar.
Waldorf modeline göre okul hayatın alıştırmasıdır. . Çocuklar oyunları sayesinde farklı roller üstlenir, sosyal ilişkiler kurar ve öğrendiklerini uygulama fırsatı bulurlar.  Çocukların taklit yeteneklerini geliştirmek ve de sorumluluk almalarına yardımcı olmak amacıyla sınıf içinde bazı görevler almaları sağlanır; örneğin tamir yapma, atıştırmalık hazırlama, masaları temizleme, çiçeklerin bakımını üstlenme gibi. Bu görevleri yerine getirirken çocuklar öğretmen tarafından asla zorlanmaz, kendi seçimleri doğrultusunda sınıf içinde iş bölümüne katılmalarına fırsat verilir.
3- Çocuk önce çocuktur.
Waldorf anasınıflarında çocukların en önce çocuk olmaları beklenir. Bu özelliği ile günümüzün gerçeği ile çelişebilir. Günümüzde çocuklar akademik başarı hırsıyla yarış içine sokulup çocukluklarını yaşamaktan mahrum bırakılabiliyorlar. Waldorf yaklaşımı çocukların gelişimsel açıdan bulunduğu noktaya saygı gösterir ve herşey için doğru bir zamanın olduğuna inanır. 
Waldorf modeli derki her çocuk okumayı 1. sınıfta öğrenemeyebilir. Kimisi 3. veya 4. sınıfta öğrenebilir. Bu geç kalması ile değil okumaya hazır olması ile ilgilidilir.

4- Çocukluk dönemi gelecek yaşamın temelidir
Erken çocukluğun gelecek yaşam için temel oluşturduğunu söyler. Bu dönemde çocuğun kendi öğrenme hızının üzerinde acele ettirilmesi gelecek için birşeylerin eksik kalmasına yol açacağını savunur.
5- Waldorf eğitiminde üç duygu temeli oluşturur.
Saygı, heves ve emniyet. Bu üç duygu oluşturulduğu takdirde çocuğun öğrenmesi doğal sürecinde, en üst verimlilikte gerçekleşir der.
6- Doğanın eğitimdeki rolü vurgulanır
Çocuklar fiziksel faaliyetler ile başarılı olurlar. Dışarıda oynamak onların yaratıcılığını da teşvik eder. Doğa ile bağlantı kurmak, çocuklarımızın çevrelerindeki dünyaya daha dikkatli davranmalarını öğretmek demektir. Çiçekleri koklamak için zaman ayırmalarını ve çevrelerindeki farklı şeyleri ve insanları gözlemlemelerini öğretmek demektir. Doğa, aynı zamanda çocuklar üzerinde sakinleştirici bir etkiye sahiptir.
Çam kozalağı, kabuk, meşe palamudu, iplik, ipek paçavralar ve mendiller, sopa ve dallar, tahta bloklar, meşe palamudu, taş, karton vb. Herkesin erişebildiği basit ve çevre dostu oyuncakları savunur. Bu tür doğal nesneler çocuk oyunlarına sınırsız derinlik kattığını savunur.

7- Erken çocuklukta hikayelerin rolü büyüktür

Einstein “Çocuğunuzun zeki olmasını istiyorsanız, onlara masalları okuyun” demiş. Rudolf Steiner da hikaye anlatmanın bir hediye olduğuna inanıyordu ve hikaye anlatımı Waldorf eğitiminin merkezi bir özelliği olarak kaldı.
Hikayeler, çocukların bağlanmasına yardımcı olurken onlara yeni kelimeler öğretir ve onları hiç olmadığı yerlere götürürler. Waldorf eğitimi öyküleri okumaktan ziyade hikayeleri anlatmanın önemini vurgular. Hikaye anlatımı bir çocuğun hayal gücünü arttırır.
Rudolf Steiner tarafından yapılan bu alıntı, felsefesini oldukça iyi özetliyor: “En yüksek gayretimiz, kendi hayatlarına amaç ve yön vermeleri için özgür insanlar yetiştirmek olmalıdır. Hayal gücü, doğru duygusu ve sorumluluk hissi ihtiyacı – bu üç güç eğitimin en önemli noktasıdır. “

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz