Ana sayfa Rehberlik Çocuktan Kurtulma Yolu : İnternet !

Çocuktan Kurtulma Yolu : İnternet !

5
0

EBEVEYNLER İNTERNETİ ÇOCUKLARINDAN KURTULMAK İÇİN KULLANIYOR 

Pedagog Adem Güneş de ailelerin internet ve televizyonu çocuklarından kurtulmak için kullandığını belirtiyor. Adem Bey, internet bağımlısı danışanlarından yola çıkarak bir ‘ana problem’ bir de ‘yansıyan problem’ bulunduğunu anlatıyor. Buna göre, internet bağımlılığı, yansıyan problem kategorisinde değerlendiriliyor. Yani, çocukları sanal âlemin kucağına iten, görünen ya da görünmeyen sebepler bulunuyor. Hiçbir çocuk durup dururken mutluluğu sahte bir dünyada arama çabası içine girmiyor. Ana problemlerin başında ise ebeveynlerden birinin ya da ikisinin kaybedilmesi, aile içi iletişimsizlik, sevgisizlik, ilgisizlik, yalnızlık, ergenlik sorunları, okul ya da sosyal hayatta yaşanan sıkıntılar gösteriliyor. Anne-babalar ‘acaba evladımın içinde neyi kaybettim ki o boşluğu internetle dolduruyor’ diye kendine sorması, buna kafa yorması gerekiyor.

Anne-babaların ‘Ama bizim çocuk böyle değil ki!’ deyip içini rahatlatmamasında fayda var. Çocuğunuz ağır bağımlı olmasa da bu yolda hızla ilerliyor olabilir. Henüz önemli sorunlar yaşamadığınız için de kafanız rahattır. Fatih Üniversitesi öğretim görevlisi Adem Güneş, bağımlılık tanımını şöyle yapıyor: “Çocuk ve gençler günde en az dört saatini internette geçiriyor ya da sosyal çevre içinde (kendi akraba ve arkadaşlarının yanında) 4 saat iletişimsiz kalabiliyorsa bu kişilere bağımlı diyebiliriz.”

İnternet bağımlısı çocuk ve gençlerde gözlenebilir değişikliklere gelince… Uzun süre oyun ya da sohbet sitelerinde vakit geçirenler, normal hayatında kendini ifade etmekte zorlanıyor ya da yakın ilişki kurmakta güçlük çekiyor. Hatta evlerine gelen misafirlere ‘hoş geldiniz, nasılsınız’ dahi diyemiyor, onlardan köşe bucak saklanıyor. Yaşanan bu tip sıkıntılar sanal dünyaya daha çok bağlanmasını da tetikliyor. Sırlarını aile fertlerine, okul arkadaşlarına anlatmak yerine ‘sanal arkadaş’larıyla paylaşıyor. Gözler bozuluyor, kamburluk başlıyor, dikkat dağınıklığı baş gösteriyor. Sürekli internette gezinmekten arkadaşlarıyla ne konuşacağını, kendini nasıl ifade edeceğini bilemiyor. Ayrıca bağımlıların bakışları, konuşma şekli, vücut dili değişiyor. Çünkü makineyle iletişime geçiyor sürekli. Bilgisayarın duygu dünyası olmadığı için de aralarındaki iletişim alışkanlık yapıyor, bu ruh hâli yavaş yavaş gerçek hayata aktarılıyor. Bağımlılar, internetten uzak kaldığı sürede tırnak yeme, elbise düğmeleriyle oynama, parmaklarını kıvırma-bükme, sürekli yerinde duramama, bir içeri bir dışarı çıkma gibi sıkıntılı bir ruh hâli sergiliyor. Ya agresif ya da depresifleşiyorlar. Basitçe çözümlenebilecek bir sorun karşısında duvarları yumrukluyor, etrafındakilere bağırıp anne babasına karşı gelebiliyor.

Çocuk ve gençlerin yaşadığı internet takıntısının sonuçları tabii ki bunlarla da sınırlı değil. Çünkü uyuşturucu satışı, illegal ilişkiler, taciz için de kullanılıyor sanal âlem. Bundan dolayı da karşılaşılan tehlikeler daha da artıyor. 17 yaşındaki Ahmet, uyuşturucu bataklığına girecekken kurtulanlardan. Babası, oğlundaki değişiklikleri son anda fark etmiş. Eğer internet başında 9 saat geçirdikten sonra tuvaletini altına yapmasaymış gözü gibi baktığı yavrusu uyuşturucu satıcılarıyla buluşacak ve o karanlık âlemin bir bireyi hâline gelecekmiş. Ahmet’in internet bağımlılığını tetikleyen olay ise annesini kaybetmesidir. Hayatındaki bu büyük boşluğu internetle doldurmaya, orada bir daha üzülmeyeceği yeni bir hayat kurmaya çalışır. Yaşıtlarından ziyade kendinden büyüklerle konuşup dertleşir. Babasının gayretleriyle psikolog koltuğuna oturmayı kabul eder. Şimdilerde hem bilgisayarla kurduğu iletişimden kurtulmaya hem de annesinin yokluğunu doldurmaya çalışıyor Ahmet. Yaşadıklarını da şöyle özetliyor: “Her geçen gün biraz daha insanlığımı kaybediyormuşum. Gerçek hayatımda hiç gülümsemezken sanal âlemde kahkaha efektleri kullanıyor, gülücük işaretleri yapıyordum sık sık. Orada güldüğüm, konuştuğum, dertlerimi paylaştığım için gerçek hayatta bunları arkadaşlarımla, ailemle yapma ihtiyacı hissetmiyordum.”

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here